20 Mayıs 2013 Pazartesi

Ya güçlü olmaktan pişmansan?


Hiç kendinizdeki gücün hiç olmamasını istediniz mi? Ne saçmalıyorsun acaba yine demeyin.
Düşünün, hayatınızın herhangi bir anında özgüveninizin, bilginizin, zekanızın, olayların üstesinden gelecek olan gücünüzün, dimdik oluşunuzun pişmanlığını yaşadınız mı?

Hiç istemez miydiniz? Karşınızdakinin her işin üstesinden gelebileceğinizi düşünmeden size yardım eli uzatmasını? Acımasını değil, bunu tek başınıza yapamayacağınıza inanıp yanınızda olmasını?
Ya da ailenizin bunu da atlatırsın yorumlarını duymadan, tek başınıza olduğunuzu farkedip, beceremeyeceğinizi düşünüp, bunun size çok fazla geldiğini düşünüp de sizin için bir şeyler yapmasını? Başınıza kötü bir şeyler geldiğinde, dostlarınızdan “ sen güçlüsün, bunu da atlatırsın” telkinleri yerine,  her daim yanınızda duran…




Yalnızlığın tanımları değil bunlar, bunlar fazlasıyla güçlü ve zeki olmanın dezavantajları. Öyle bir büyü ki bu meziyetleri bu tüm çevrenizi, en yakınlarınızı bile etkisi altına alabilir. O büyüye kapılmış insanlar ise, başınıza her ne gelirse gelsin, ne yaşamış olursanız olun, kendi başınıza bundan da zaferle çıkacağına inanırlar ve ortak olmayı bile bırakırlar, yardım etmeyi hiç düşünmedikleri anda…

Bazen zaferler, en büyük mağlubiyetlerin ana taşıdır. O taşı yerinden kaldırdığınızda ise hayal kırıklıkları, pişmanlıklar ve koskoca karanlıklar… Karanlıklarda yalnız olmamak mı; aydınlıkta tek olmak mı?
Çoktan seçmeli değil, iki yollu bir sonuç.
Pişman mısınız gücünüzle tanışıp onla baş edemez hale geldiğinizden?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder