17 Mayıs 2015 Pazar

Tüket, harca, bitsin...
Bu mu ilişkilerin son hali? ne tür ilişkidesin?
"bakıyorum, istemiyorum, gidiyorum"

adam dedi ki; "ne borçlandık ki biz dedi? birbirimize ne? baktık, olmadı. sevmesen, gidersin. sevmezsem, giderim. Kızmaya ne hakkın var? Tanışmadık bile biz.."
kadın dedi ki : "boşver, sil gitsin. kızgınım ben. sana değil, kendime de değil. bu tüketilmişliğe.."

adam dedi ki: " seni anlamaya çalışıyorum küçük."
halbuki sadece bir laf etmişti. ne çalıştı, ne istedi. sadece tüketti. bitirdi.

git dedi, sevgiyle kal.

gitmedim, o hep gitti bildi.
susmadım, o hep sustu sandı.
bitirmedim, o hep başlamadı dedi.
anlamadım, o hep anladı..


tüketildim, hissedilmedim, bilinmedim.

geçmedim.

kaldım..sevgisiz ve umutsuz..

15 Mayıs 2015 Cuma

herkes birilerini değiştirmeye calisiyor. kimse olanı sevmiyor.
hep bir oyle yapma, bunu deme cabasında.. keşkesi bile yok.. söyle olsa daha iyi olur demesi bile yok. pervasızca istediğini alma bencilliğinde dolanıyor. almadığında ise arkasına bile bakmadan gidiyor. hemen tüketiyor. 
kaybetmeyi tanımlamıyor bile zihninde.. çıkarmış hayatında, belki de hiç kazanmadığının farkında herkes aslında..

sevisme telaslarında koşturuyor hep. ne için seviştiğini bile bilmiyor ki.. sadece sevişiyor..geçip gidiyor onun üstünden de.

yudumlamıyor ki hayatı, kana kana içiyor, fırlatıp atıyor boş bardağı. yepyeni bardak buluyor kendine. ne bardağın, ne içindekinin ne olduğunu bile bilemiyor. sadece kendinin eksiğini buluyor. tamamlıyor anlık ve yine bırakıp gidiyor. 

hep bir telaş içinde herkes. telaşın en bilinmezliği ile birlikte..

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Doğru Kişi diyebilmem için...

uyandığında hala aklında ben var isem, kahveyi şekersiz içiyorsa, renklerle arası iyiyse, babet giyenlere nefret kusmuyorsa, isyan ettiği halde yılmıyorsa, ayrı vakit geçirdiğinde de eğleniyorsa, telefonu çaldığında ben sormadan bilmem gerekeni söylüyorsa, kendine yakıştırabiliyorsa, haydi deniz kenarına gidelim diyebiliyorsa gecenin bir vakti, bahane sunmak yerine gerçeği gösterebiliyorsa, bir yerde gördüğü şeyi sırf benim de hoşuma gider diye alıyorsa, gözünü kapattığında maviyi görebiliyorsa benim gibi, tostuna domates koyuyorsa..

benimle uyuyabiliyorsa, benle dalga geçerken kırmıyorsa, gülebiliyor ve güldürebiliyorsa, keşkeleri varsa, benimle tembel tembel dizi izliyorsa söylenmeden, soruları hesap vermek değil haber vermek olarak cevaplıyorsa, korktuğundan değil saygı duyduğundansa vazgeçtikleri, tek eşliyse, bir yere girip çıkarken yanındakileri unutmuyorsa, beyaz çorap giymiyorsa, yeni bir şey öğrendiğinde öğretiyorsa bana da, kül tablasını boşaltıyorsa, en iyi müziğin konserlerde olacağını biliyorsa, uzaktayken bile en yakınımdaysa, çayı demle içiyorsa, nefret saçmıyorsa etrafa, kedileri de seviyorsa aynı köpekler gibi, sevmiyorsa kalabalığı, utanmıyorsa kendi olmaktan,herkesin yaptığını yapmıyorsa aynı zamanlarda,misler gibi kokuyorsa, yüzme biliyorsa, yürümeyi seviyorsa, anlamsızca delirmelerimde biliyorsa ne yapacağını, öğretiyorsa bana daha güçlü olmayı, balık tutmayı bilmiyorsa, kitaplardan alıntı yapıyorsa,  korkmuyorsa sevmekten, bir film için saatlerce konuşabiliyorsa, tembelleşiyorsa en güzel günlerde bile, bazen saçma sapan bir müzik duyduğunda dans etmekten çekinmiyorsa, fikirleri varsa hayata dair, rakıyı buzsuz içiyorsa, bakıyorsa eski albümlere, İngiliz tarihine meraklıysa, ıssız adamlığu meziyet sanmıyor hatta dalga geçiyorsa, eti az pişmiş seviyorsa, çakmağı kaybetmiyorsa, şapşikçe gülebiliyorsak birbirimize bakıp, yardım ediyorsa birilerine, kumandanın pilini değiştiriyorsa, bitmiş diş macununun yenisini kendiliğinden alıyorsa, koşturmuyorsa peşinden, sordurmuyorsa binlerce soru biz için.

 eşit hak ve özgürlükler içinde olan kadın ve erkek olabildiğimizin farkındalığındaysa..

Paylaşıyorsa benliğimi, bensizliği, benliği...

iyi insan olmaksa hayatla derdi..

ve  gitmiyorsa her şeye rağmen, vazgeçmiyorsa, umutlanıyorsa, söylüyorsa sevdiğini, sevildiğimi hissettiğinde hissettiriyorsa, sussa bile konuşuyorsa aslında, hesap tutmuyorsa yanlışlarımın, ödetmiyorsa hatalarımın bedelini..
sev demeden sevebiliyorsa çıkarsızca, veriyorsa cevaplarımı soru olmadan..

bakışında güven varsa..

ağlarken ağlatmıyorsa..

acırken canım daha da acıtmıyorsa..

doğru zamanda yanımdaysa..

O`ysa.. belki de hiç olmadıysa ;




*ekşisözlük"ten..

3 Mayıs 2015 Pazar

Hayata Bakıyor muyum? Kim bilir..

Hayatla kavgam adil olmak üzere. Hep bunun peşinden koşarım ben. o kavgada kim galip geliyor, bilemiyorum.
Bazen yenildiğimi hissediyorum ama yeniden kuşanıyorum tüm doğrularımı ve yeniden başlıyorum savaşa.  Sanırım hala zaman var bu savaşın bitmesi için. Bir gün, elbet sonlanacak benim galibiyetimle de. Buna inanmak gerek. Aksisinde herkes kadar kötü, herkes kadar acımasız olursun bir o kadar farklı olmak isterken.

Hayata bakışım ise iyi insan olmak üzere. Her ne olursa olsun iyi biri ol. Birilerinin canını acıtma, kırma, yok etme. Geri dönüşü olmayan, kapanmayan yaralar açma. Senin yüzünden değişmesin fikirleri. Sen sebep olma kötülüklere. Aksine güzel şeyler olabileceğine inandır, yılma iyi biri olmaktan. Zarar verme kimseye. Bazen seni salak sanırlar belki, belki ısrarcı, daha iyimserler saf. Olsun. Belki de hepsisin, bundan mı gocunacaksın ki? Nefes alıyorsak yaşama dair, niye kırılsın bir kalp. Çok polyanna değilim ben de. Acılar bir tek sende değil. Ama canın acımışsa bir kere, hep acımayacak ki. Ben sadece bir zerreyim, ne hakla hakettiğini verebilirim yine bir zerre olan insana.
Her an duygularımla dalga geçilmiyor mu? Ben olduğum için küçümsenmiyorum mu? Kandırılmıyor muyum zaaflarımdan? Vazgeçilmiyorum mu tüm sözlere rağmen? Red edilmiyorum mu? Küstürülmüyor mu umutlarım? Bırakılmıyorum mu yalnızlığımla? En zayıf anımda vurulmuyor muyum?
Her an yaşanmıyor mu ki? Artık kötü insanlar daha çok. Bazen sadece istedikleri, bazen zaten hep öyle oldukları için acıtıyorlar canları. Bazen bilmiyorlar nasıl acıttıklarını. Evet, var kötüler bu yaşamda.
Ama kolayı bu zaten.
Birini gülümsetmekten daha kolay ağlatmak.
Birine umut vermekten daha kolay ellerinden almak umutlarını.
Birini sevmekten daha kolay sevmemek.
Birini iyileştirmekten daha kolay yaralamak.
Birine güven vermekten daha kolay güvensiz olmak.
Birine gelmekten daha kolay gitmek.


Belki de hayata bakışım sadece zoru sevmek üzerinedir...Kim bilir..