11 Kasım 2013 Pazartesi

Hayal Kırıklığı

bir kurguya inanırsınız. senaristi siz, başrolu siz, yönetmeni siz olduğunuz bir filme belki de. kaptırır gidersiniz sonunu düşünmeden. ben n'apıyorum demeden. sorgulamadan. belki aynaya bile bakmadan. zira öyle bir kurgudur ki gerçek olmadığı çok bellidir. olmayacağı ise daha da belli.

bir gün uyanırsınız. kurguyu kurgularsınız bir de üstüne sorgularsınız. cevaplarınız yeterli gelemez ki. başkasında ararsınız ama bulamazsınız. ya da bulduklarınız aynadaki yüzün yabanileşmesidir. 

zaman geçmez. bu kurguyu sonlandırmaya karar verirsiniz. belki de pek sorgulamadan, sormadan, açıklamadan, cevaplamadan. son dersiniz. the end!

bir bakarsınız ki aslında o kurguya yine en çok siz inanmışsınızdır. inandığını sandıklarınız zaten bunun kurgu olduğunu çoktan biliyorlardır. oynadık bitti derler. kolayca, şuursuzca...

işte o andaki hislerinizin adı hayal kırıklığıdır. çünkü kurgularınız hayallerinizdir ve yitip gitmiştir, bir yerinden kırılmış, sızmış, parçalanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder