Oturdum yine. Yanımda bir kadeh şarap, çalan şarkı ise you will never know.... Nedense bu şarkıyı senle özdeşletiriyorum ben. Yani sen değil. Benim sana olan hislerim... Asla anlamadığın hislerim. Bildiğin ama anlamadığın, aslında anlamlandırmadığın....
tüm günümü seni düşünmemek adına doldurdum. Çünkü seni düşünmemeliyim. Seninle konuşamadığım gibi, söylemediğim gibi seni düşünmemeliyim. Ama özledim ben seni.
Gerçekten.
Çok saçma, bir insan hiçbir şey yaşamadığı birini özleyemez. Dünya bunu der çünkü. Neyi özlüyorsun ki.... Hiçbir şey yaşamadığın, tanımadığın, sadece bir isimden ibaret olan birini nasıl özlersin ki.
Özledim ama işte napayım.
Söylemek istediğim o kadar çok şey var ki sana. Keşke karşıma geçsen, gözlerime baksan ve sorduğum her şeyi cevaplasan. Genelde cevaplarını biliyorum senin. Ögrendim, anladım. Ama yine de umut ediyorum işte, belki sen de görürsün beni... Anlarsın. Fark edersin. İstersin işte ya, benim senle geçirmek istediğim her saniye gibi, sen de beni istersin..
çoğu zaman isyan ediyorum. Bir sürü keşkem var benim ama hiç keşke 2-3 ay önceme dönebilseydim dememiştim. Keşke o youtube girmeseydim. Keşke seninle hiç karşılaşmasaydım. Keşke hiç konuşmasaydım. keşkem bu benim son zamanlarda.
hep pişmanlıklarım olmuştur. çok olmuştur hem de. hep yapamadıklarımda aklım kalmıştır. Söylemeseydim demişimdir. Kendimi çok sevdiğimi sanırken sanırım kendimi hiç sevmiyorum. Zaten seviyor olsaydım, senin fotoğraflarına bakıp ağlamazdım değil mi?
Sana söylemediklerimi yazıyorum işte. tek bir şeyden eminim ki, zaten sana söylesem de hiçbir etkisi olmayacak. Çünkü ben öyle yokum ki senin için, öyle hiç varolmuyorum ki, naptığım, ne düşündüğüm ki en önemlisi ne hissettiğim hiçbir zaman umrunda olmuyor...
Pazar günü ona pancake yaptın. Pancake pazar günleri yapılır kuralını uyguladın. Sana en güzelini yapacağım dedin. Ona yaptın... İmrenerek baktım. Yine keşke dedim ben. Bu bizim planımızdı...Biz konuşmuştuk...Biliyorum, bunu o kadar çok kişi ile konuşuyorsun ki, ben de sadece biriydim o listede.
Çok ağlıyorum ben. Öyle çok ki...Yaşayamadıklarımıza...senin hiç hissetmediklerine. Benim anlamsızca sana baglanmamla...seni umutsuzca istememle....
Her gün soruyorum. neden diyorum.... ya neden, ben birini böyle isterken neden istenmiyorum ki ben.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder