Hem de bir tane değil, iki örneklemeyle sunabilirim sana Abidin! Bunca yıldır tüm insanlığı düşüncelere gark ettin, sessiz ve sinsice izledim ama artık yeter! bu konuya son noktayı koyuyor ve herkesin bunu çizmesine yardımcı olacak anahtar kelimeyi veriyorum: HA-YAL-LER!
Evet, bu kadar basit. Hayalleri resmedin; mutluluğun resmi olsun. Bu kadar basit. Hiç aklınıza gelmedi mi? Yahu çok komplike düşünen beyinlere sahipsiz, ey insanoğlu! basite indirgeyin dünyayı artık! ehe ehe..
Bu kadar abuklaşmanın sonunda azıcık ciddi olayım da siz de okuduğunuz şeye saçmalamış bu demeyin. Evet, ana konumuz hayaller...Realist bir ağızdan duyabileceğiniz en ironik kelime budur. hayaller...Herkesin vardır hayalleri değil mi? Benimkilere ne kadar hayal sınıfa koymana birtakım insanlar olsa da benim de var. Hem de 2 tane! Bunlara genelde istekler, talepler gibi yakıştırmalarda bulunsa da insanoğlunun, benim için ulaşılması zor ve eriştiğinde mutluluğun tarifini yaptıracak güçte şeyler olmasını kabullendiklerinde, hayallerimin varlığına da saygı duyuyorlar. En büyük iki hayalim; Morissey'i Wembley Stadyumu konserinde en önde, söylediği her söze aynı ahenkle eşlik edebileceğim düzeyde izlemek ve de Roland Garros Kadın+Erkek finallerini locada izlemek.
Hemen gerçekleşmesi kolay şeyler bunlar diye yaftalayıp da beni eziklemeyin! Zira bu bahsi geçen şeylerin manevi ve maddi elde edim olasılıkları, gerçekçi beyninizi kullanıp da düşündüğünüzde dudak uçuklatıcı hale gelebilir. (buraya 19 Temmuz 2012 Morrisey Türkiye konseri yazısı gelecek,ehiehi)
Düşünebiliyor musunuz? Hayatınızda en çok önem verdiğiniz ve en sizi tatmin eden müzik adamını göz göze izleyebileceğiniz müthiş bir konser aurasını...O müthiş sesi kalbinize kadar girebilecek yakınlıkta şahit olmayı...
Ya da ikinci hayatında olmak istediği tek şeyin müthiş kariyerli bir tenis sporcusu olan bir insanın, büyük turnuvaların kralı olan Paris Roland Garros'ta, locada (CourtPhilippe Chatrier) , oyuncularının "yes" sesini kulaklarında çınlayarak izleyebildiğini...Toptan uçuşan tüylerin hareketini çıplak gözle görebildiğinizi..Koşturmadaki toprağın yüzünüze gelme ihtimalini..
Bunların ötesi bir zevk olabileceğini düşünmeyen bir bünyeyle hayallerimi tutunup mutluluğun resmini çizebiliyorum Abidin, nanik...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder