30 Ocak 2014 Perşembe

Sus-MA!

beynimden o kadar cümle geçiyor ki bazen, söyleyecek o kadar çok şeyim oluyor ki.. susmak benim için en zor şeylerden biri oluyor çoğu zaman. susarak anlatmaya çalışmanın içinde boğuluyorum. susmayı anlamak beni hiç çıkışı olmayan bir labirentin içine hapsetmek gibi bir şey. Çünkü hep suskunlukları farklı anlıyorum. Bende susmanın bir anlamı yok. Çoğu zaman grisi yok ki hayatın. Var ya da yok ile kalmalı bir şeyler. Söylenilmeli akla geleni.. Özgürlük uğruna binlerce savaş verilmiş insanlık tarihinde, konuşma özgürlüğü neden bile bile kendi elimizden alınsın?


Konuş, söyle. İyi ya da kötü. Bileyim ben, öğreneyim. Sonrasını bana bırak yorumlayayım ama sessizliği yorumlamayayım. Sen söyle ki bende söyleyebileyim kafamdakileri. Yoksa suskunluğa konuşan Don Kişot olamam ben. Suskunluk karşısında kim zafer kazanmış, nacizane ben kazanayım.
Şimdi Susma zamanı değil!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder